KURBANA DAİR MUHTELİF MESELELER

  • Kurbanı aldıktan sonra onu kurban et­meye mâni bir hal çıksa zenginlerin bir daha kurban alması lazım gelir, ama fakirlere lazım gelmez. Hatta fakirin ayıplı bir hayvanı satın alıp kurban etmesi caizdir.
  • Kurbanı aldıktan sonra zaruretsiz satmak ve değiştirmek mekrûhtur. (İbn-i Âbidîn)
  • Kurban zayi olsa yani ölse yahut kaybolsa yahut çalınsa veyahut kurbana mani hallerden biri meydana gelse, zenginler bir daha alırlar, lakin fakirler almazlar. (Reddü’l-Muhtâr)
  • Bir kimse on kurban nezreylese hepsini kesmek lazım gelir. (Hindiye)
  • Bir kimse ‘Allah için bir hayvan kesmek üzerime lazım olsun’ dese, bir koyun yahut keçi kesmek lazım gelir. (Dürrü’l-Muhtâr, Hülâ­sa ve Ahî Çelebi)
  • Gücü yeten kimsenin şefâate nâil olmak niyetiyle Allah rızâsı için Fahr-i Âlem (s.a.v.) Efendimiz Hazretleri için bir kurban kesmesi müstehaptır.
  • Hazreti Ali (k.v.) biri kendisi için, biri Resûl-i Ekrem Efendimiz için olmak üzere iki koç kurban eder ve ‘Resûlullah (s.a.v.), zât-ı şerîfleri için kurban kesmeyi bana vasiyet bu­yurdular’ derdi.
  • Resûlüllah Efendimiz (s.a.v.) kendilerine kurban vâcib olduğu seneden itibaren âhireti teşrif buyuruncaya kadar, her sene iki beyaz yahut alaca koç kurban edip: “Biri kendi nef­sim ve evladım için ve biri kurban etmeye gücü yet­meyen ümmetlerim içindir.” buyu­rurlardı. (Şerh-i Şir’â ve İbn-i Âbidîn)
  • Üzerine kurban vâcib olanlara, bir koyun kesip kanını akıtmak, derisi dolusu altın sada­ka vermekten hayırlıdır.
  • Kurban kesmenin vakti çıkmadan doğan çocuğun malı varsa kurban vâcib olur.
  • Kurbanın vakti çıkmadan ölmüş veya fakir olmuş kimselere kurban vâcib olmaz. (İbn-i Âbidîn)

Yorum yapın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir