KURBAN NE ZAMANDAN BERİ VARDIR VE KESİLMEKTEDİR?

Ayrıca hicretin ikinci yılından itibaren bugüne kadar müslümanların kurban kesmeleri, bu konuda görüş birliği olduğunu da göstermektedir (İbn Kudâme, el-Muğnî, XIII, 360).

Hz. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) de, kurbanı bir ibadet olarak kabul etmiş ve bizzat kendisi de kurban kesmiştir. Hz. Peygamberin (s.a.v) meşru kılınmasından itibaren vefat edinceye kadar her yıl kurban kestiği bilinmektedir (Tirmizî, Edâhî, 11; bkz. Buhârî, Hac, 117, 119; Müslim, Edâhî, 17).
Sahih hadis kaynaklarında yer alan rivayetlerde, Hz. Peygamber Efendimiz(s.a.v.), kurban bayramında Allah katında en sevimli ibadetin kurban kesmek olduğunu, kurbanın kesilir kesilmez Allah katında makbul olacağını ve kurban edilen hayvanın boynuzu, tırnağı da dâhil olmak üzere her şeyinin kişinin hayır hanesine yazılacağını ifade edip; bu ibadetin Allah rızası için yapılmasını tavsiye etmiştir (Tirmizî, Edâhî, 1; İbn Mâce, Edâhî, 3).

Diğer bir Hadis-i Şerifte de Peygamber Efendimiz (SAV) şöyle buyurmuştur: “Bir kimse, kurban kesmeye kudreti olur da kurban kesmezse o kimse elbette bizim mescidimize (yani bize) yaklaşmasın.” demektir.

Diğer hadis-i şerifte, “Şefâatımıza nâil olmaz.” buyurulmuştur.

Kuran-ı Kerim’de Ayet-i Kerime’lerde, Hadisi Şerifte ve diğer İslami kaynaklarda kurban ve kurban kesmekle alakalı bahsedilen yukarıdaki delillerle kurban kesmenin gerekliliği ve ehemmiyeti belirtilmiştir.

Allah insan vücudunu haram kılmış o yüzden kurban kesilmesi vacip kılınmıştır. Kurban keserken yapılan duada da kurban kesmedeki inceliğin ve kurban kesmenin anlamı açıkça ifade edilmektedir: Ya Rabbi, niyet eyledim rızâyı şerîfin için kurban kesmeye. Benim şu vücudum çok kabahatler, çok günahlar işledi. Bu vücudu sana kurban etmem lazım. Lakin sen bunu haram kıldın. Bu günahkâr, bu âciz vücuduma bedel olmak üzere senin rızâyı şerîfin ve emr-i şerîfin üzere lutfettiğin bu kurbanı kesiyorum.”

Yorum yapın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir