KURBAN KESMEK İÇİN NE KADAR MALIM VEYA PARAM OLMALI

Hanefî mezhebine göre kurban kesmeyi vâcip kılan zenginliğin ölçüsü zekâtta ve fıtır sadakasında aranan zenginlik ölçüsüyle aynı olup kişinin borçları ve aslî ihtiyaçları dışında 80,18gr. (20 miskal) altına ya da buna denk bir paraya veya mala sahip olmasıdır.

Klasik fıkhın oluştuğu dönemde fazladan bu miktar malı olan kimsenin kurban kesme imkânına sahip olduğu düşünülmüş, ancak kurban nisabında zekâtta olduğu gibi bir yıl devam etmiş bir zenginlik olması şartı aranmayarak bayrama erişen kişinin o günlerde bu zenginliğe sahip bulunması yükümlülüğün doğması için yeterli görülmüştür.

Ekonomik güç ve zenginlik, hem içinde bulunulan şartlara hem de yükümlülüğün konusuna göre değişkenlik gösterdiği ve bir yönüyle örfî olduğu için günümüzde kişilerin yukarıda zikredilen ilke ve ölçüler ışığında hareket etmesi, kendi bütçe imkânları çerçevesinde sıkıntı çekmeden kurban ücretini ödeyip ödeyemeyeceğini göz önünde bulundurması ve ona göre karar vermesi gerekir.

Kişi malını, asli ihityaçların, asli ihtiyaçlarının haricindeki varlığını hesaplamalı kurban kesmemenin değil kurban kesmenin yollarını aramalıdır.

Şunu ifade etmek isteriz ki, büyük islam alimleri; bir sene içinde borcunu ödeyebilecek olan her bireyin kendisi adına kurban kestirmesini tavsiye etmişlerdir.

Kendisine fitre (fitre vâcib olacak derecede zen­gin olan özgür ve mukim (mukim: İslamda evinden 90 km den daha az mesafe içerisinde bulunan kimseye denir.) erkek ve kadın Müslümana kurban kesmek vâcibtir.

Kurban nisâbı (yani, kurbanın kişiye vâcib olma­sı için sahip olması gereken malın miktarı): Fıtır sadakası (fitre) vâcib olacak kadar malı bulunmaktır. Bu malın -zekât nisâbında olduğu gibi- alış veriş ile artabilecek mal olması ve üzerinden bir sene geçmesi lazım değildir.

Yorum yapın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir